Sanal Para

Ne Nasıl Niçin Nerede Kim

Teknolojinin gelişmesiyle günümüzde ekonomiyi yakından takip edenler de ikiye bölündü:
Bir yanda geleneksel para birimlerini savunanlar, diğer yanda geleceği Bitcoin gibi kripto para piyasalarında görenler…

Takımlar ayrılmış görünse de kripto paralar organik birer varlık olarak gelişmelerine devam etti ve bazı şirketlerin
maaş ödemelerini bu şekilde yapmasına varana kadar günlük hayatımıza yerleşti.

Yaklaşık üç yıldır sessiz ilerleyişini sürdüren kripto para piyasası 2020’nin son çeyreğinde geçtiğimiz günlerde yeniden hareketlenince dikkatler bir kez daha buraya yöneldi.
O zaman gelin kripto para nedir, bu yükselişin ardında ne var, yakından inceleyelim:

Bunu yaparken tüm bu alışverişi mümkün kılan blockchain (blok zinciri) teknolojisine de bir göz atalım.
Geleneksel para birimleri gibi elle tutulur bir nesne olmayan kripto para transferinin sanal dünyada aracısız,
şeffaf ve güvenli bir şekilde yapılmasını sağlayan bu teknolojinin nasıl işlediğine bakalım.
Kripto paranın kaydını tutan bir hesap defteri sayılan bu sistemin nasıl işlediğini öğrenelim.

Kripto para

Cüzdanımıza olmasa da hayatımıza giren ilk kripto para Bitcoin oldu.
Ancak 2008 yılındaki bu ilk tanışmadan bu yana tanım hakkındaki kafa karışıklığı giderilmiş değil.
Kripto parayı anlamak için ne olduğuna baktığımız kadar ne olmadığına da bakmalıyız.

Kripto para nedir?

Tamamen dijital, şifrelenmiş bir sanal para birimidir.
Bilgisayarlar aracılığıyla yapılan çok çeşitli matematiksel doğrulama işlemlerinin, yani ‘madenciliğin’ ardından üretilir (Madenci nasıl toprağı işler ve rezerve ulaşırsa burada da bilgi işlenir, sıradan bir vatandaş da kripto para ‘basabilir’). Takas ve transfer edilir, dijital cüzdanlarda saklanır, kripto para borsalarında dönüştürülür. Sadece sahip olan kişinin inisiyatifiyle yer değiştirir.

Kripto para ne değildir?

Herhangi bir devlet tarafından üretilen bir para birimi değildir. Merkezi para ve bankacılık sistemlerine bağlı değildir (merkezsizdir). Birileri tarafından yönetilmez. Klasik yollarla üretilmez, kazanılmaz ve takas edilmez. Taklidi neredeyse imkansızdır. Fiziki bir nesne de değildir.

En çok bilinen, en çok dolaşımda olan birim olması nedeniyle Bitcoin (BTC) için ise ‘kripto paraların doları’ demek yerinde olabilir. Bunun dışındaki diğer tüm birimler ‘altcoin’ olarak adlandırılıyor. Ethereum, Ripple, Litecoin ve Iota bunlarından birkaçı. Yaratılan ilk kripto para birimi Bitcoin olduğu için ve piyasadaki diğer birimler BTC paritesine bağlı olarak işlem gördüğü için en çok onun adını duyuyoruz. Tabii bir de ardında bir şehir efsanesi bıraktığı için: Dünyaya ilk Bitcoin’i armağan eden Satoshi Nakamoto’nun kim ya da ‘kimler’ olduğunu hâlâ kimse bilmiyor!

Kripto para madenciliğini de biraz açalım:

Özel yazılımlı ve donanımlı bilgisayarlar gerektiren bu işlemde karmaşık problemleri çözerek finansal işlemleri onaylar, transferleri sağlarsınız. İşlemi doğru ve hızlı yaparsanız yeni üretilen kripto paralarla ödüllendirilirsiniz.

Neden şimdi?

Peki 10 yılı aşkın bir süredir dolaşımda olan kripto paralar neden bir anda herkesi heyecana sevk etti? Cevap paranın doğasında saklı aslında: Kripto para piyasalarının en yüksek hacimli birimi olan Bitcoin, üç yıllık olağan seyrinden sonra 30 Kasım 2020’de bir rekora imza attı ve 19 bin 850 doları aştı. Bu yüzde 8,7’lik bir artışa denk geliyordu ve bu yılki artış da yüzde 170’in üzerinde kaydediliyordu.

Çok hareketli seyreden bir değer grafiğine sahip olan Bitcoin için oldukça önemli sayılan bu rekorun ardında ekonomi uzmanlarına göre şu faktörler yatıyordu:

Kurumsal düzeydeki kabul ve katılım arttı. Artık kripto para birimleri, geleneksel finans firmalarının da aralarında olduğu çok daha geniş bir kesimin radarına girdi. Kurumsal yatırımcılar güvenilir bulduğu bu birime yatırım yapmaya başladı. Benzer şekilde yatırımcıların kontrollü borsaları veya rahat ettikleri araçları kullanarak kripto parayla oynamaları için çok daha fazla olanak yaratıldı.

Online ödeme sistemi PayPal (kurucusu Elon Musk olan bu sistem Haziran 2016 tarihinden itibaren Türkiye’deki faaliyetlerini durdurmuştur), ekim ayında müşterilerine kripto para birimlerini kullanabilmeleri için izin verdi. Bu da daha geniş bir kitleye açılması ve yaygınlaşması açısından olumlu bir sinyal olarak algılandı.

Koronavirüs salgınının neden olduğu ekonomik yavaşlamayla mücadele etmek isteyen merkez bankalarının küresel düzeyde harcamaları görülmemiş oranlarda artırması da etkili oldu. Parasının değer kaybetmesini istemeyen pek çok yatırımcı, bu gevşek para politikalarından kaynaklanabilecek potansiyel zararlara karşı kripto paraları daha güvenli görmeye başladı.

Kripto paralar da güncel gelişmelere kayıtsız kalmadı. ABD seçimlerindeki belirsizliğin ortadan kalkması, koronavirüs aşısıyla ilgili olumlu haberlerin gelmeye başlamasıyla fiyat yükselişi de tetiklendi.

Bitcoin’in arzı, üretimi sınırlı. Ayrıca düzenli bir periyotta (dört yılda bir) bu arz yarıya düşürülüyor. Son yarılanma da Mayıs 2020’de gerçekleşti. Dolayısıyla talep arttı ancak alınacak az dijital para bulunması fiyatı yükseltti.

Varlığı, fiyatı dedik şimdi bir de tüm bu kripto para sisteminin ardında yatan Blok Zinciri (blockchain) teknolojisinin ne anlama geldiğine bir bakalım…

Blok Zincir işin neresinde?

Blok Zinciri en net ifadeyle, bir kripto paraya dair tüm işlemlerin tutulduğu kayıt defteri demek. Bu nedenle ‘şifreli muhasebe defteri’ olarak da adlandırılıyor.

Bu sistem farklı birçok bilgisayar üzerindeki işlemleri kaydediyor, ağa dahil olan tüm paydaşlar bu işlemleri görebiliyor. Yapılan veri (işlem) girişleriyle sürekli güncelleniyor. Ancak burada herhangi bir veri tabanından ayrılıyor, çünkü hiçbir işlem sonradan değiştirilemiyor, manipüle edilemiyor ve silinemiyor. Tek bir depolama merkezi de bulunmuyor. Pek çok kullanıcı kripto paraların şeffaflığını ve güvenliğini bu mantığa bağlıyor.

Sisteme göre her veri girişi bir işlemi, art arda gelen işlemler de bloku oluşturuyor. Blokları doğrulamak için eşler arası dağıtılmış bir sistem kullanılıyor ve onayı aldıktan sonra işlem ya da blok sisteme ekleniyor. Verilerle doldurulan blok önceki bloka zincirleniyor, bu da hepsini kronolojik sırayla birbirine bağlıyor. Tüm bu aşamalar da ağdaki herkesle paylaşılıyor.

Aslında tipik bir kayıt tutma mantığı olan bu sistem sanal paraların yanı sıra sağlık, taşımacılık, bilim ve sanayi gibi pek çok farklı sektörde de kullanılıyor.

Hayatımız dijitalleştikçe bunun gibi daha çok pek çok dijital deftere, sanal cüzdanlara sahip olacağımız kesin. Öğrenmek için de sahip olmak da geç değil yani! Siz de bu tarz kavramlara merak duyuyorsanız ‘Son 10 Yılın Çığır Açan 10 Teknolojik Gelişmesi’ başlıklı içeriğimize de göz atmak istersiniz belki…